Teknoloji, günümüzde ekonomik büyümenin ve ekonomik gücün en gözde belirleyicilerinden birisi olmuştur. Teknolojinin hayat standardımızın oluşmasında ve gelişmesinde katkısı şüphesiz ki tartışılamaz. Aslında bu katkı, icatların sistemli bir şekilde üretime dahil edilmesiyle mümkün olmuştur.
Sanayi
devrimi'
nden
bu yana sanayileşme, ülkeler arasındaki ekonomik gelişmişliği belirlemede büyük
bir rol oluşturdu. Sanayi devrimi, bir
kırılma yaşattı. Çünkü insanların etkileyebilecekleri bir durum ortaya çıktı.
Makineleşme insanı doğadan kopartan bir varlıktır. Dolayısıyla insan,
makineleşme sayesinde verimliliğe hükmetmeye başladı. Sanayi devriminin getirmiş olduğu olanakları etkili ve verimli
bir şekilde kullanabilen ülkeler, sanayileşmede hızlı adımlarla yürümeye
başlamışlar; sanayi toplumu oluşturma gayreti içerisine düşmüşlerdir. Bunun
sonucunda ekonomik ve sosyal sorunların ortaya çıkmasıyla birlikte bu
sorunların çözümü için her geçen gün yeni teknolojilerin
geliştirilmesi zorunlu hale gelmiştir. Yeni teknolojiler de yeni ihtiyaçların
doğmasına neden olmuştur. Süreç bu şekilde ilerlemiştir. Aslında buharlı
makinenin icadıyla başlayan bu serüvende, icatlar makineleşmiş endüstriyi doğururken;
makineleşmiş endüstri de teknolojiyi doğurmuştur. Diğer taraftan; Birinci Dünya
Savaşı, sonrasında 1929 Krizi ve ardından da İkinci Dünya Savaşı sebebiyle bu
devrime ayak uyduramayan ülkeler, bağımsızlıklarına kavuşmak için çaba sarf
ettikleri, sorunlarına çözüm arayışlarında oldukları için sanayileşmede geri
kalmışlar ve ancak savaşlar sonrasında sanayileşme adına adım atabilmişler.
Bunun sonucunda ise sanayi devriminden olumlu yönde etkilenen ülkeler ile bu
devrimi yakalayamayan ülkeler arasında gelişmişlik farkı ortaya çıkmıştır.
Burada gelişmiş ülkelerin, az gelişmiş ülkeler üzerindeki sömürüsü de
unutulmamalıdır ki bu durum büyük bir önem arz etmektedir.
Sanayi üretimi belirgin
bir şekilde artmaya, sanayinin yapısı git gide karmaşıklaşmaya başladı. Nitekim
dokuma, giyim gibi basit sektörlerden arınıp; otomobil, televizyon gibi
dayanıklı tüketim mallarına ve sermaye mallarını oluşturacak
biçimde sanayi yeniden şekillendi.
Günümüzde ise her şey büyük bir
hızla değişmektedir ve bu değişimin boyutu gün geçtikçe katlanarak artmaktadır.
Henüz bilişim çağına ayak uydurmada zorlanırken şuan ise Maker Çağı'ndan
bahsediliyor. Teknolojideki baş
döndürücü gelişmeler eskiden hayali dahi kurulamayan işlemleri olası hale
getirmektedir. Böylece süreçler daha hızlı, daha az kaynak kullanan ve daha çok
ürün ortaya çıkaran hale gelmektedir. Teknoloji, bizlere üretimde aynı miktarda
girdi kullanılarak çok daha fazla çıktı miktarı elde edebilme imkanı sağlarken,
emek ve sermayede tasarrufları artırmamıza da olanak sağlamıştır.
Teknolojik gelişmeler,
ürün tanımını değiştirmekte, üretimin tanımını farklılaştırmaktadır. Yaklaşık
50 sene öncesinin en hızlı iletişim aracı "telex" bugün terk edilmiş
durumdadır. Fax cihazları yerine e-posta, kısa mesaj, sesli mesaj yöntemleri tercih
edilmeye başlanmıştır. Toplantılar belli bir yere bağlı kalmaksızın ışık
hızında veri aktarımı sayesinde yapılabilmekte bunun sonucunda zamandan
tasarruf sağlanmaktadır. Teknolojinin
sağlamış olduğu imkanlarla ticaret ise yerini artık e-ticarete dönüştürmektedir.
Ulaşım ve iletişim alanındaki gelişmeler maliyeti azaltıcı yönde etkilemekte,
nihai pazar yakınında üretim yapma eğilimini azaltmaktadır.Bu sayede doğru
işletme modelleri kullanıldığı takdirde küçük bir şirketin bile büyük oranda,
büyüme endeksi hızlı bir şekilde gerçekleşebilir.Bunun gibi daha bir çok örnek
verilebilir.
Teknoloji her yönüyle
ekonomi üzerinde katkısını sürdürmeye devam edecek bir yapıdadır. Çünkü
insanlar yapısı gereği harcama eğiliminde oldukları için teknolojileri de harcama
merceğinden baktığımızda; yeni teknolojiler insanları tatmin etmeyecek bu
nedenle de teknolojide yeni kapıların açılmasına, yeni olanakların sağlanmasına
ve inovasyonlara sebep olacaktır.
Bu çerçeve içerisinde ülkelerin gelişmişlik
seviyeleri, bilimde ve teknolojide hangi konumda olduklarıyla paralel bir
şekilde ilerlemektedir. Ülkelerin gelişmişlik seviyesi maliyetlerindeki azalışa
ve toplam verimliliklerindeki artışlarına bağlıdır. Az gelişmiş, gelişmekte
olan ve gelişmiş ülkelerin arasındaki verimlilik, rekabet ve maliyet farkının
en gözde sebepleri; teknolojik gelişme hızındaki farklılık ve inovasyona
yönelik faaliyetlerin yetersiz olmasıdır. Bu sebeple gelişmiş ülkeler için
teknoloji, Ar-Ge ve inovasyon önemli bir koşul haline dönüşmüştür.
Dünyadaki teknolojik gelişmeler sonucunda dünya büyük bir değişime uğradı. Bunun sonucunda teknolojik değişim, farklı ülkelerin rekabet konumunu etkiledi ve teknoloji odaklı rekabetler artmaya başladı. Rekabetlerin artmasıyla birlikte bu durumdan gelişmekte olan piyasalar büyük oranda etkilendi.
Dünyadaki teknolojik gelişmeler sonucunda dünya büyük bir değişime uğradı. Bunun sonucunda teknolojik değişim, farklı ülkelerin rekabet konumunu etkiledi ve teknoloji odaklı rekabetler artmaya başladı. Rekabetlerin artmasıyla birlikte bu durumdan gelişmekte olan piyasalar büyük oranda etkilendi.

0 yorum:
Yorum Gönder